İYİ Parti Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, TBMM’de gündeme
dair basın toplantısı düzenledi.
“Turpun büyüğü heybede” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ardından bir
açıklama yapmadığına işaret eden Kavuncu, “Hatırlayın bütün süreç oradan başladı.
‘Turpun büyüğü heybede’ dedi, ondan sonra sanki talimat alınmış gibi bir anda bütün
operasyonlar başladı. Ülkede insanlar tepki gösteriyorlar, endişeliler ama
Cumhurbaşkanı’ndan tek bir söz duymadık” dedi.
“İktidar siyaset mühendisliğine başladı”
İktidarın seçmenle ilgilenmeyi bırakıp seçilenlere odaklandığını belirten Kavuncu,
“İktidar siyaseti bırakmış, siyaset mühendisliğine başlamıştır. Dolayısıyla tüm bu süreç
bizlere şunları ifade edebilme ortamını doğurmuştur; iki gün önce Türk demokrasisine
bir müdahale girişimi yaşanmaya başladığı duygusunu gördük. Kişilerden, partilerden
bağımsız bir darbe girişimi olduğunu, bu meclis çatısı atında bulunan herkes atık kabul
etmelidir. 12 Eylül, 28 Şubat'ta olduğu gibi bu sefer postalsız bir darbe girişimi sabah
saatlerinde iş başındaydı. Bunu maalesef hep beraber gördük' şeklinde konuştu.
“Çok tehlikeli bir oyun oynuyorsunuz”
“Türk milletine demokrasiyi siz hediye etmediniz. Bu milletin 150 yıllık bir demokrasi
birikimi var” diyen Kavuncu, “Demokrasi konuşmak ve tartışmaktır. Bu ülkede
konuşmayı, tartışmayı aldınız; milleti birbirine kırdırma aşamasına geçtiniz. Çok tehlikeli
bir oyun oynuyorsunuz. Bu oyunun altında kalırsınız. Bir uçuruma sürükleniyorsunuz.
Kendi sürüklendiğimiz uçurma Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni
sürükleyemezsiniz.
Seçimle gelen seçimle gider inancı ortadan kalkmak üzeredir.” değerlendirmesini yaptı.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun “bütünleşik muhalefet” çıkışını
hatırlatan Kavuncu, “Bu bir ittifakı, seçim hesaplarını aşan ortak bir bakış ve ortak bir
duruşu yansıtan bir anlayış olmalıdır.” diye ekledi.
“Kıvılcım yangına dönerse altında kalırız”
İmamoğlu’nun diplomasına yönelik tartışmalar sürerken Dervişoğlu’nun “Kaos yaratacak
adımlar atmayın” şeklinde uyarılarda da bulunduğuna işaret eden Kavuncu, “O uyarıya
rağmen bu adımlar atıldı. Ülkenin insanları birbirlerini kırdırmaya itiliyor, birbirlerine diş
bilemeye zorlanıyor, birbirlerine ters bakmaya itekleniyorlar. Olan bitenin bu şekilde
devam edeceğini düşünen varsa da ancak yanılıyor. Bir kıvılcım ateşe dönüşmüş durumda ama unutmayın ki; bu bir yangına dönerse hepimiz altında kalırız.”
değerlendirmesini yaptı.“Bugün buna cüret edenler yarın sizin kapınıza dayanacak”
“Hem mezuniyet şartı hem 2 dönem kuralı kaldırılsın” şeklinde yapılan önerilere tepki
gösteren Kavuncu: “Mesele gerçekten bu kadar mı? Bütün bu fırtına, bütün bu
konuşulanlar bundan mı ibaret? Bu saatten sonra kaybedeceğini anlayan bir iktidar,
karşısında herhangi bir aday bırakır mı zannediyor bu öneriyi yapanlar. ‘2 dönem
kuralını ve yüksek öğrenim kuralını kaldıralım. Böylelikle bütün bu mesele de ortadan
kalkar’ diyenler bu kadar mı saf? Bunu göremiyorlar mı? Bugün İmamoğlu, yarın bir
başkası. Mesela konuşuluyor. Mansur Yavaş olmayacak mı, yok mu bu ihtimaller?
Bütün bunların konuşulduğu bir Türkiye'deyiz. Bugün buna cüret edenler yarın sizin de kapınıza dayanmayacak mı zannediyorsun? Bugün anayasayı ortadan kaldırmaya
teşebbüs edenler, ‘Anayasa Mahkemesi kalksın’ diyenler yarın sizin bizim vekillerimize,
irademize el koymayacak mı zannediyorsunuz?” diye ekledi.
Kavuncu şöyle devam etti:
“Bu şartlar altında kirli pazarlıklara girişmek bir çözüm değildir. Gerekirse muhalefet, bu
meclisten çekilmeyi konuşacağına, Genel Başkanımız grup konuşmasında da ifade etti;
kendini önüne çıkan adayları bu şekilde ekarte edecek birtakım girişimlere girilmeye
devam edilirse o zaman da bir seçime katılmama çağrısının yapılması, muhalefetin
somut adımlar atması gerektiği noktasına geldiğimizin de bir ifadesidir. Bu iktidar bu
cüretle sandıktan çıkan sonucu tanımayacak noktaya gelmiştir. Bunun da örneklerini
gördük. Artık seçimleri iptal ederek elde edemeyecekleri sonuçları, adayların muhtemel
adaylıklarını yok ederek engelleme yoluna gidiyorlar”
dair basın toplantısı düzenledi.
“Turpun büyüğü heybede” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul
Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ardından bir
açıklama yapmadığına işaret eden Kavuncu, “Hatırlayın bütün süreç oradan başladı.
‘Turpun büyüğü heybede’ dedi, ondan sonra sanki talimat alınmış gibi bir anda bütün
operasyonlar başladı. Ülkede insanlar tepki gösteriyorlar, endişeliler ama
Cumhurbaşkanı’ndan tek bir söz duymadık” dedi.
“İktidar siyaset mühendisliğine başladı”
İktidarın seçmenle ilgilenmeyi bırakıp seçilenlere odaklandığını belirten Kavuncu,
“İktidar siyaseti bırakmış, siyaset mühendisliğine başlamıştır. Dolayısıyla tüm bu süreç
bizlere şunları ifade edebilme ortamını doğurmuştur; iki gün önce Türk demokrasisine
bir müdahale girişimi yaşanmaya başladığı duygusunu gördük. Kişilerden, partilerden
bağımsız bir darbe girişimi olduğunu, bu meclis çatısı atında bulunan herkes atık kabul
etmelidir. 12 Eylül, 28 Şubat'ta olduğu gibi bu sefer postalsız bir darbe girişimi sabah
saatlerinde iş başındaydı. Bunu maalesef hep beraber gördük' şeklinde konuştu.
“Çok tehlikeli bir oyun oynuyorsunuz”
“Türk milletine demokrasiyi siz hediye etmediniz. Bu milletin 150 yıllık bir demokrasi
birikimi var” diyen Kavuncu, “Demokrasi konuşmak ve tartışmaktır. Bu ülkede
konuşmayı, tartışmayı aldınız; milleti birbirine kırdırma aşamasına geçtiniz. Çok tehlikeli
bir oyun oynuyorsunuz. Bu oyunun altında kalırsınız. Bir uçuruma sürükleniyorsunuz.
Kendi sürüklendiğimiz uçurma Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni
sürükleyemezsiniz.
Seçimle gelen seçimle gider inancı ortadan kalkmak üzeredir.” değerlendirmesini yaptı.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun “bütünleşik muhalefet” çıkışını
hatırlatan Kavuncu, “Bu bir ittifakı, seçim hesaplarını aşan ortak bir bakış ve ortak bir
duruşu yansıtan bir anlayış olmalıdır.” diye ekledi.
“Kıvılcım yangına dönerse altında kalırız”
İmamoğlu’nun diplomasına yönelik tartışmalar sürerken Dervişoğlu’nun “Kaos yaratacak
adımlar atmayın” şeklinde uyarılarda da bulunduğuna işaret eden Kavuncu, “O uyarıya
rağmen bu adımlar atıldı. Ülkenin insanları birbirlerini kırdırmaya itiliyor, birbirlerine diş
bilemeye zorlanıyor, birbirlerine ters bakmaya itekleniyorlar. Olan bitenin bu şekilde
devam edeceğini düşünen varsa da ancak yanılıyor. Bir kıvılcım ateşe dönüşmüş durumda ama unutmayın ki; bu bir yangına dönerse hepimiz altında kalırız.”
değerlendirmesini yaptı.“Bugün buna cüret edenler yarın sizin kapınıza dayanacak”
“Hem mezuniyet şartı hem 2 dönem kuralı kaldırılsın” şeklinde yapılan önerilere tepki
gösteren Kavuncu: “Mesele gerçekten bu kadar mı? Bütün bu fırtına, bütün bu
konuşulanlar bundan mı ibaret? Bu saatten sonra kaybedeceğini anlayan bir iktidar,
karşısında herhangi bir aday bırakır mı zannediyor bu öneriyi yapanlar. ‘2 dönem
kuralını ve yüksek öğrenim kuralını kaldıralım. Böylelikle bütün bu mesele de ortadan
kalkar’ diyenler bu kadar mı saf? Bunu göremiyorlar mı? Bugün İmamoğlu, yarın bir
başkası. Mesela konuşuluyor. Mansur Yavaş olmayacak mı, yok mu bu ihtimaller?
Bütün bunların konuşulduğu bir Türkiye'deyiz. Bugün buna cüret edenler yarın sizin de kapınıza dayanmayacak mı zannediyorsun? Bugün anayasayı ortadan kaldırmaya
teşebbüs edenler, ‘Anayasa Mahkemesi kalksın’ diyenler yarın sizin bizim vekillerimize,
irademize el koymayacak mı zannediyorsunuz?” diye ekledi.
Kavuncu şöyle devam etti:
“Bu şartlar altında kirli pazarlıklara girişmek bir çözüm değildir. Gerekirse muhalefet, bu
meclisten çekilmeyi konuşacağına, Genel Başkanımız grup konuşmasında da ifade etti;
kendini önüne çıkan adayları bu şekilde ekarte edecek birtakım girişimlere girilmeye
devam edilirse o zaman da bir seçime katılmama çağrısının yapılması, muhalefetin
somut adımlar atması gerektiği noktasına geldiğimizin de bir ifadesidir. Bu iktidar bu
cüretle sandıktan çıkan sonucu tanımayacak noktaya gelmiştir. Bunun da örneklerini
gördük. Artık seçimleri iptal ederek elde edemeyecekleri sonuçları, adayların muhtemel
adaylıklarını yok ederek engelleme yoluna gidiyorlar”