Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de de yaşlı nüfus hızla artış gösteriyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre 65 yaş üstü nüfus 2023 itibarıyla toplam nüfusun yüzde 10,2’sine ulaştı. 2050 yılına kadar bu oranın yüzde 22’yi aşması bekleniyor. Dünya genelinde ise yaşlı nüfusun 2 milyarı geçeceği tahmin ediliyor. Bu demografik dönüşüm, toplumların yaşlılara yönelik politikalarını gözden geçirmesini ve onların haklarını güçlendirmesini zorunlu kılıyor.İbn-i Sina Enstitüsü ve Dünya Yaşlanma Konseyi Başkanı Gerontolog Dr. Kemal Aydın, 18-24 Mart Dünya Yaşlılara Saygı Haftası dolayısıyla yaşlanma sürecine dair farkındalık oluşturmak ve yaşlıların toplum içindeki yerini güçlendirmek amacıyla geniş çaplı bir çağrıda bulundu.“YAŞLILARA SAYGI, MEDENİYETİMİZİN BİR ÖLÇÜSÜDÜR”Gerontolog Dr. Kemal Aydın, yaşlıların toplumsal hafıza ve kültürel mirasın taşıyıcısı olduğunu söyleyerek: "Büyüklerimiz sadece yaş almış bireyler değil, aynı zamanda birer tecrübe hazinesidir. Onlar, geçmişin bilgi ve birikimini taşıyan, geleceğe ışık tutan rehberlerdir. Toplum olarak onların dualarını almak, tecrübelerinden yararlanmak ve saygımızı göstermek en büyük sorumluluklarımızdan biridir. Unutmayalım ki bugün biz onların yerinde değiliz ama bir gün mutlaka olacağız" sözleri kullandı.Ancak, günümüzde yaşlılara duyulan saygının ve ilginin giderek azaldığına vurgu yapan Dr. Aydın, yaşlı haklarının insan hakları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek: "Bir toplumun gelişmişliği, yaşlılarına nasıl davrandığı ile ölçülür. Yaşlı bireylerin sosyal hayattan dışlanmaması, ekonomik bağımsızlıklarının korunması ve sağlık hizmetlerine erişimlerinin sağlanması, temel insan hakları kapsamında değerlendirilmelidir. Bu konuda farkındalığı artırmak hepimizin görevidir" şeklinde konuştu.HUZUREVLERİ SON ÇARE OLMALI, ‘SAĞLIKLI YAŞAM KÖYLERİ’ KURULMALIYaşlıların sadece bakım hizmetine muhtaç bireyler olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Aydın, onların toplumsal hayata aktif katılımını destekleyen projelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda: "Sağlıklı Yaşam Köyleri" konseptinin Türkiye’de uygulanması gerektiğini vurgulayan Dr. Aydın, "Geleneksel huzurevleri, yaşlıları toplumdan izole eden yapılar haline gelmemeli. Avrupa'da ve Amerika’da örnekleri bulunan ‘Sağlıklı Yaşam Köyleri’ modeli, yaşlıların doğayla iç içe, tarımla uğraşabilecekleri, sosyal ve kültürel aktivitelerle meşgul olabilecekleri, kendilerini yalnız hissetmeyecekleri bir ortam sunuyor. Türkiye’de de bu modeli hayata geçirmeliyiz" sözlerini kaydetti.Bu model kapsamında, yaşlı bireylerin hem fiziksel hem de zihinsel olarak aktif kalmasını sağlayacak "Yaşlı Üniversiteleri", "Kuşaklar Arası Dayanışma Merkezleri" ve "Dijital Uyum Programları" gibi projelerin geliştirilmesi gerektiğini aktaran Aydın, yaşlıların bilgi ve deneyimlerini genç nesillere aktarmalarının teşvik edilmesinin önemine dikkat çekti.YAŞLI HAKLARI GÜÇLENDİRİLMELİDünya genelinde yaşlı haklarının yeterince korunmadığını yorumlayan Dr. Aydın, bu konuda küresel çapta bir seferberlik başlatılması gerektiğini bildirdi. Birleşmiş Milletler’in "Yaşlı Hakları Evrensel Beyannamesi" oluşturması gerektiğini savunan Aydın, şu başlıklara vurgu yaptı:
- Sağlık hakkı: Her yaşlının kaliteli sağlık hizmetlerine erişimi garanti altına alınmalıdır.
- Sosyal güvenlik: Yaşlı bireylerin ekonomik bağımsızlığını koruyacak sosyal destek mekanizmaları artırılmalıdır.
- Toplumsal katılım: Yaşlılar toplumun aktif bir parçası olarak kültürel, sosyal ve ekonomik hayatta yer almalıdır.
- Nesiller arası bilgi aktarımı: Yaşlı bireylerin deneyim ve bilgileri genç kuşaklara aktarılmalı, eğitim ve mentorluk programları yaygınlaştırılmalıdır.